-->
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2010


Dün öglen saatlerinde, kulübümüzün düzenlediği toplantıyla Fenerbahçe Acıbadem'in sezonu namağlup bitirmesinden, İndesit Şampiyonlar Liginde Final Four'a kalmasından, başarının şampiyonlukla taçlandırılmasından bahsedildi. Fakat çok önemli bir konu es mi geçildi, yoksa organizasyon konusunda kulübümüz yeterli özeni göstermedi mi takdiri size bırakıyorum. Bayan voleybol takımı tarihimizde belki de başka branşlarda hayal olan bir başarıya imza atmaya odaklanmışken bizler bu başarıya şahit olamayacağız gibi gözüküyor. Neden mi? Final Four'un ilk maçı olan Cannes maçı cumartesi yerel saat ile 16.00'da, ülkemizde 17.00'de. Burada bir sıkıntı yok. Bu maç kaybelirse de bir problem olmayacak. Buraya kadar her şey yolunda fakat toplantıda verilen diğer bir mesajda takımın ilk maçı kazanmasının sürpriz olmadığı, hatta favori olduğumuz dile getirildi. Problem de tam burada başlıyor işte. Nasıl mı? O zaman maçı kazandığımızı düşünerek başlayalım ve finale kaldık diyelim. Final maçı, Pazar yerel saat ile 17:30'da. Yani Türkiye'de 18:30'da. Saat 19:00'da da Kayserispor maçı olduğuna göre, Fenerbahçe seyircisi yapılan hatalı organizasyon yüzünden iki maçtan birini seçmek zorunda bırakılıcak. Şu an sorumlusunun kim olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden yönetimi de direk suçlamak istemiyorum ama Futbol Federasyonu'yla konuşulmadığını, Kayserispor maçının pazartesi ya da cumartesi oynanması konusunda bir teklif yapılmadığını açıklarlarsa yönetim bunun hesabını taraftara zor verir. Diğer bir yandan yönetimimiz girişimde bulunup da Federasyon, değerlendirmesini bu yönde yaptıysa da Fenerbahçe kulübüne ve seyircisine yapılmış bir haksızlık var demektir. Bunun da hesabını taraftar federasyona sorar.

İki büyük organizasyonun birlikte yürütülüp de seyircilerin izlemesine mani olunmayabileceğinin en açık örneğine bu hafta şahit olduk. Barcelona ve Real Madrid, Euroleague play off maçlarını salı ve perşembe oynarken Barcelona futbol takımı Şampiyonlar Ligi'nde çarşamba oynadı. Tesadüfen gelişmemiş bir olay olduğu aşikar. Adamlar Avrupa'nın 1. ve 2. sıradaki spor organizasyonlarını çakıştırmıyor. Sen tarihinde ilk defa ulaşabileceğin başarıyı organize edemiyorsun. Demek ki sen onlar kadar çalışmıyorsun ya da beceremiyorsun.

Acil olarak yönetimizden ya da federasyon tarafından bir açıklama yapılmalıdır. Sorumlularına da en ağır şekilde tavır konulmalıdır.

4 Kasım 2009



Bu akşam hiç hesapta yokken, Stiglitz'le beraber kendimizi Burhan Felek'te Fenerbahçe - Arkas maçında bulduk. Voleybol maçlarına gitmek pek adetim değildir ama kısmetli günümdeymişim ki efsane bir maç oldu. Maçın 3. seti tam 44-42 bitti. Şaka gibi değil mi? 44-42! Az kalsın Beşiktaş - Wolfsburg maçını kaçırmamıza neden olacak bu set, bir an hiç bitmeyecek sansam da gerçekten çok keyifliydi. İlk defa bu kadar heyecanlı bir voleybol maçına tanık oldum. Neredeyse iki setin toplamı olabilecek bir skor çıktı ortaya. Öyle ki skorbord 39-39'dan sonrasına geçemedi. O eski, okul takımı maçlarından kalma elle çevirmeli metal bir sayaç kullanmak zorunda kalındı. Esas skorborda da 4-2 yazarak durumu idare ettiler.

Maçla ilgili bir diğer ilginç detay ise voleybolda kırmızı kart diye bir şey olduğunu öğrenmemdi. Cezası, setin sonuna kadar kenarda oturmakmış. Yalnız uygulama komik bence. Kırmızı kart gören oyuncu, kırmızı çizgilerle çevirili, kırmızı bir koltuğa oturuyor. Biraz anaokulunda verilen cezalara benzettim ben. Koca koca adamlara, kendini kötü hissetsin de bir daha yapmasın mantığıyla ceza vermek beyhude bir çaba sanki.

Fenerbahçe adına Coskovich ve Yasin en büyük katkıyı yaptılar. Eğer Arslan Ekşi hücum opsiyonlarında Yasin'i daha erken kullanmaya başlasaydı, maç çok daha kolay geçebilirdi. İnatla Divis'ten hücum etmeye çalıştılar, ancak bence Divis'le ilgili yapılması gereken tek şey Sabiha Gökçen'den kalkan ilk uçağa bindirmek. Arkas adına dikkat çeken isim ise Hüseyin Koç'un kırmızı kart görmesi nedeniyle oyuna giren Ceyhun'du. Neredeyse kusursuz oynadı. Maçı Arkas kazanabilseydi, günün kahramanı olurdu. Genel olarak özetlemek gerekirse, inanılmaz bir efor sarfedilen 3. seti kim kazanıp psikolojik avantajı eline geçirirse onun kazanacağı bir maçtı. Kupadan bu kadar erken elenmek zorunda kalan Arkas'a yazık oldu.

 
Meşale Kokusu